08 Ekim 2019 Salı

TÜRKİYE 300 MİLYAR DOLAR İHRACAT YAPABİLİR

ABD Başkanı Donald Trump’ın Türkiye’ye yönelik ekonomik tehdidiyle ülkemizde gündem değişirken, Enfotek Genel Müdürü Tuğrul Tamtürk, ekonomik anlamda Türkiye’nin önünü açacak projelerden bahsetti. Karamsar bir tablo çizmeyen Tamtürk, ‘’Türkiye 3 yıl içinde 300 milyar dolar ihracat yapabilir’’ dedi.

‘’Bu rakam kimi kişilerce ciddiye alınmayabilir. Çünkü önceki yıl ihracat hacmimiz 119 milyar dolar civarında ancak daha önceki yıllara bakıldığında 167 milyarı aştığımız görülüyor. Bizim dediğimiz: doğru ‘teknolojik dönüşümler’ sağlanırsa bu değerin iki katına çıkabileceğidir. Aslında gayet gerçekçi bir hedeftir. Çünkü Türkiye bu bilgi, teknoloji ve deneyime sahip’’ diyen Tamtürk şöyle konuştu: ‘’Öncelikle 2018 yılında ihracat hacminin neden daraldığını tespit edelim. Sanayi, dijital dönüşümü kaçırdı. 2009 yılından itibaren sağlanması gereken dijital dönüşüm çalışmalarını eksik yapıldı. Yüzde 2’lik kısım belki bu dönüşümü sağladı. Bununla birlikte gerekli verimlilik, kalite, standardizasyonu kaçırdık. Sanayi müşteri güvenini kazanarak hacmi artıracakken, ham yatırıma dayalı, kapasite artırımına dayalı bir model oldu. Dijital dönüşüm olmadığı için, kontrol edilebilirliği de kaçırmış olduk.‘’

DİJİTAL KÜMELEME SİSTEMİ İLE 10 MİLYON İSTİHDAM

‘’Ancak gözlerimizi kendi firmamıza Enfotek’e çevirdiğimiz zaman, bizim müşterilerimizin önemli bir bölümü bu dönüşümü sağladı’’ diyen Tamtürk, ‘’Endüstri 2.0 ve 3.0 standartlarına sırayla geçmesi ile, yüzde 100’e yüzde 200’e varan büyüme oranları yakalandı. Dolayısıyla biz şunu diyoruz; elimizde gerekli bilgi var. Önemli olan doğru proje ve doğru yatırım. Doğru iş modelleri kurulup, bu modeller etrafında Meslek Odaları ve Sanayici Birlikleri işbirliği yapmalıdır. Bin adet küme işletme oluşturulup, her kümenin de 300 milyon dolar ihracat yapması hedeflenebilir. Kümelerde 100’er işletme bulunacak. İşletme başına da ortalama 100 kişi çalışacaktır. Dolayısıyla 10 milyon kadar bir çalışan istihdamı, bin adet kümeye, her küme 300 milyon USD ihracatı ile toplamda 300 milyar USD ihracat yapılabilir’’ şeklinde konuştu.

TOPYEKÜN SANAYİ DÖNÜŞÜMÜ GEREKLİ

Tamtürk, ‘’Bunu neye dayanarak diyoruz; ülkemiz sanayi dönüşümü için gerekli bilgi kaynaklarına sahiptir. Tek eksiğimiz ülkece kaynaklarımızı nasıl kullanacağımızdır’’ şeklinde devam derken, şöyle devam etti: ’’En önemli kaynağımız da insan. En atıl kaynak insan kaynaklarında. Biz Enfotek olarak Endüstri 2.0 ve 3.0’ü özümseyip uyguladık, süreçlerimiz hem içeride hem dışarıda yönetilebilir hale geldi. Çok daha fazla sayıda insanı ve kaynağı verimli yönetebiliriz. Bunu kendi çalışmalarımızda gördük. 15 milyon dolar ihracat yapan firmalarımız, 150 milyon dolar ihracat yapar hale geldi. Bunu kendileri de söylüyorlar. Her işletme 10 kat büyüyebilir mi, hayır. Ama Türkiye 167 milyarlık ihracat rakamlarına geldiyse, tedarik zinciri dijitalleşmesiyle ve Endüstri 3.0’ın doğru uygulanması ile bu rakamları yakalamamız mümkündür. Bu topyekün sanayi dönüşümünü gerektirir.

MÜHENDİS ODALARI DAHA AKTİF OLMALI

Mühendis odaları ve üniversiteler beyin takımı olacaktır. Ortak bir dönüşüm planı ile hareket edilmelidir. Sanayi birlikleri bu planlara, sahadaki uygulamalara yatırımlar yaparak destekleyebilirler. Üniversiteler yeni iş modellerine yönelik, istihdama yeni öğrenciler, gençler yetiştirecek. Sektör ve bölge bazlı ihracat hedefleri belirlenecek. Çalışan mühendislere gerekli eğitimleri verecek. Bu dönüşüm ağırlıklı olarak tekstil, mobilya, otomotiv, makine, savunma, elektrik elektronik, yazılım, maden sanayileridir. Mevcut sektörlerin verimliliğini arttırırken, yüksek teknoloji yeni sektörlerin de katlanarak büyümeleri sağlanabilir. Burada devletten büyük bir fedakarlık beklenmemelidir. Devletin, ekonomik yapılanmanın doğru olması ile ilgili tedbirler alıp, sanayi dönüşüm sürecini aksatmayacak şekilde koşulların stabil kalmasını sağlaması yeterli olur. Ekstra bir vergi yükü veya teşvik de istenmemelidir. Sanayi girişimcisi verimli olduktan sonra kendi kaynakları ile büyüyebilir. Devlet makro hedefini oluşturup, bu hedefin her bir sanayici nasıl yatırım yaparsa, ne alacağını netleştiren iş modelleri ile hareket etmeli.  Devlet ekonomik anlamda şeffaf bir şekilde güven ortamı sağlayarak firmaların büyümesine katkıda bulunabilir. Girişimci kar ederse, dijitalleşme ile şeffaflık sayesinde devletin girdileri de artacaktır.’’